Havalar da yavaştan yavaştan ısındı artık.Balkon mevsimi de geldi.Ben de balkon siftahımı bugün yaptım.4 gündür çeviri yapmaktan yorulup bunalınca attım balkona bir sandalye.Kahve de yaptım.=)Sonra adettendir fal kapatayım dedim.Ben balkondan bakınırken fincan da soğudu tabi.Neyse aldım baktım.Hiç anlamam (inanmam diyemem,bizzat yaşadığım ilginç olaylar olduğu için inanırım,ama herkese de değil tabiki.))Kahve fincanımda Shrek çıktı.Hani yeşil dev var ya o.=)İşte fotoğrafı: Sol kulağı da birleşikti.Ama ben anneme gösterirken elimle müdahale edince sol kulak ve shrek arasındaki bağlantı koptu.:) Benim merak ettiğim nokta; kahvede Shrek çıkması ne anlama gelir acaba.=)
Herkese kucak dolusu sevgiler. Evet artık yazmıyorum. Uzun zaman oldu yazmayalı. Buralardan uzak olduğum dönemlerde bile aklımın hep bir köşesinde yazmak vardı. Ama sonraları bir şey farkettim. Artık yazılar değerini kaybediyor. Okunmuyor, boynu bükük kalıyor. Ama ben yine de paylaşmak istiyorum. Her geçen gün bir şeyler öğreniyorum, keşfediyorum ve bunları paylaşmak istiyorum. Instagram ile başladım paylaşımlarıma. Gittiğim yerleri göstermeye çalıştım. Bakın burada böyle bir şey var diye anlatmaya çalıştım. Ama Instagram o kadar kısıtlı ki. Adamlar link paylaşmanıza izin vermiyor. Birkaç olasılık var onlar da benim işime gelmedi. Başka çareler aradım. Facebook'ta fotoğraf albümleri paylaştım, tabi paylaşıma kendi yorumlarımı da ekleyerek. Orada da fotoğrafların beğeni almasından öteye gidemedim. Yeni deneyim de Yotube ile olacak. Burada biraz daha özgürlük alanım var. Video çekiyorum, kafama göre düzenliyorum, istersem konuşmalarımı da ekliyorum. Bakalım blog yazmak yerine b...
Sokaklara çıkıp fütürsuzca dolaşmaya başlıyorum.Ney'imi de yanıma almışım, yavaş yavaş yürüyorum.Sokak sokak dolaşıp müzikle yankılansın istiyorum her yer.Sakin bir yer arıyorum, oturup ağırdan ağırdan notaları açığa vurmaya başlarım belki diye.Ve buluyorum öyle bir yer,sessiz sakin tam istediğim gibi.Bank görüyorum bir tane.Benim gibi yalnız kalmış bu sokakta.Köşesine usulca oturuyorum ve neyi kılıfından çıkartıp başlıyorum üflemeye. Neyden çıkan müzik rüzgarla taşınıp, karşı apartmanın en üst katında, yalnız başına oturmuş olan amcanın kulağına gidiyor.Düşüncelere dalmış halinden kurtulup müziği dinlemeye başlıyor.Bir an da olsa onun hüzne boğulmuş olduğu yalnızlığından kurtulmuş olmasına seviniyorum. Sonra denizdeki dalgalarda hareketlilik başlıyor.Ben de dalgaların ritmine ayak uydurup ,hareketli bir şeyler çalıyorum. Önümden genç sevgililer geçiyor.Karşı banka oturuyorlar.Ben de onlar için bir aşk şarkısı çalmaya başlıyorum aniden.Sonra bana bakıp gülümsüyorlar.Daha da ...
Bizans,papa engelli :D
YanıtlaSilçok iyi bi çalışma :)