Kayıtlar

Kişisel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Her Geçen Gün Biraz Daha ...

Resim
Havai fişekler atılıyordu bu gece de. İlk patlamanın yarattığı sesle korkuyor önce. Sonrasında gökyüzünde oluşan şekilleri izlemeye dalıyor. Sanki onun da içinde öyle bir patlama var. Çok derinlerde... Konuşmaya muhtaç kalmış bir insanın durmadan haykırması gibi bir şey. Haykırsa her şey hallolacakmış gibi. Havai fişeklerin gökyüzündeki parıltısının ardında kalan son duman da dağılınca  dönüyor gerçek dünyaya. Kim olduğunu, nerede olduğunu hatırlıyor. Minderi buruşmuş sandalyesini ayağıyla geri ittiriyor. Sessizliğe bürünmüş, buram buram yalnızlık kokan odaya giriyor. Balkonda oturduğu zamanlar, sinekler girmesin diye odanın ışıklarını kapatırdı. Karanlık birden içine sıkıntı verdi. Koşar adımlarla gidip, lambayı yaktı. Perdeleri kapattı. Karşı apartmanda oturan insanların içeriyi görmesini istemiyordu. Yıllardır yalnız yaşamaya alışmış biri olunca, başkalarına garip gelebilecek aşırı davranışları olmuştu. Her gün biraz daha değişiyordu. Halbuki  geçen sene daha farklıydı. En...

Silvernight

Geçen hafta bugün saatler 22:00 civarlarındayken Daron Yöndem ile Silvernight etkinliği başladı. Öykü'nün  çabaları sayesinde bu etkinlik Ege Üniversitesi'nde gerçekleşti. Malum laboratuarlarımızın kapasitesi belli olduğundan katılımcılar çekilişle belirlendi. Eh ben de nasibimi aldım bu etkinlikten. Şansım bu aralar iyi, maşallah diyelim.:D  Başlığı yanlış yazmadım, çünkü etkinliğin adı böyle. Akşam saat 22:00'den sabah 08:00'e kadar Silverlight ile uğraştık. Yaklaşık 2 saatlik anlatımdan sonra bizden 5'er kişilik gruplara ayrılıp Silverlight ile oyun programlamamız istendi. Sabah 7'ye kadar da zaman verildi. 7'den sonra da sunumlar yapılacaktı. Eh strese girmedim değil hani. Zaten uykum var, kim düşünecek de kod yazacak derken acayip eğlenceli bir muhabbet başladı grupta.:D Daron Hoca oyunumuzun karakteri olacaktı. (Gerekli izinleri aldık kendisinden:D)  Oyunu gelişitirmeye devam ettikçe ilginç fikirler çıkmaya başladı ve acayip eğlendik. Tabi bu nokta...

Çevrimiçi Olmaya Çalışırken

Resim
Aylar aylar sonra Facebook'ta çevrimiçi olayım dedim,kimler burdaymış diye merak ettim.Sağ alt bölmeden çevrimdışı butonuna tıkladım.O da nesi?Şöyle bir şeyle karşılaştım.Ekran görüntüsü aşağıda. "Go offline" dışındaki her şey Türkçe.Peki niye "Go offline" İngilizce.Eskiden "Çevrimdışı ol" yazardı.Bu saçma değişikliğin sebebi de ne ola ki?Merak ettim,bilen varsa ve bana bunun açıklamasını yaparsa çok mutlu olurum.Hayır amaç ne ki anlayamadım.İngilizce bilmeyenler için,çevrimdışı olmamaları için konulan bir engel mi?Sebep bu değilse "Go offline yazınca daha mı havalı oluyor?Ben bilemedim. Sonuçta ben yine çevrimiçi olmadım.:D

Kavram Kargaşası

Resim
Edirne-Uzunköprü'de gezmeye devam ediyorum.Bir yandan da fotoğraf çekiyorum.:D Çektiğim fotoğraflardan birisi de çocuk parkından bir görüntü.Ama fotoğrafta çocuk falan yok.İçinden yüksek elektrik akımının geçtiği trafomsu bir dolap var.Benim bildiğim elektrik tehlikesi olan yerlere ve özellikle de bu yer çocuk parkı gibi yerde ise bu dolaba "Ölüm Tehlikesi" şeklinde bir işaret konulmalıdır.Fotoğrafı görelim,neden bahsettiğimi daha sonra anlatayım. "Ölüm Tehlikesi" yazısı var.Ancak çocukların fark edemeyeceği şekilde yerleştirilmiş.Üstüne üstlük,çocuklar için cezbedici bir hale getirilmiş.Çizgi film karakterleri ile süslenmiş.Ben çocuk olsam ,bu dolap benim için gayet eğlenceli bir şey olabilirdi.Yapmayın etmeyin.Tamam güzel görünüyor,hoş olmuş ama çocuk parkı gibi bir yerde bu trafonun olmasının yanlış olduğu gibi,böyle boyanması da olmamış.Çocuklarımızı koruyalım,yazık olmasın.

Edirne Macerası -2-

Resim
Bugünkü Edirne macerama sabahın köründe başladım.Sabah uyanır uyanmaz Edirne minibüsüne bindik.Yaklaşık 1 saat yol gittikten sonra Edirne Otogar'ına geldik.Öncelikle şunu söylemem lazım.İzmir'in taşını,toprağını,denizini sevdiğim kadar ulaşımına da bayılıyorum,hayranıyım.Edirne'ye gitmek için 6 TL para ödedik.İzmir'de yaşayanlar bilir,2 saatlik yol için  90 (Allah) kuruşu ile ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.Aktarmalar da var tabi.:D Neyse konumuza dönelim.Edirne Otogar'dan sonra bir de aktarma yapmamız lazımmış.Tabi burda Kent Kart yok.Dolmuş için yine para vermemiz lazım.Minibüse bindik.O da nesi?Çarşı durağına gideceğimizi biliyorum ama bir gariplik var.Beşiktaş Spor Klübü'nün otobüsüyle karıştı sandım bir an.Minibüsün her yeri Beşiktaş atkısı,siyah-beyaz eşyalarla doluydu.Dayanamadım bir fotoğraf çektim.Durağın adı da çarşı olunca bunu da Beşiktaşlıların Çarşı'sı gibi yazmadan olmazdı.:D (Not:Beşiktaşlı değilim,Öz ve öz Galatasaraylıyımdır.=)) Beşiktaşlı m...

Edirne Macerası -1-

Resim
Bugün sabah saat 6:30 sularında Edirne-Uzunköprü'deki macerama başladım.=) Uzunköprü ,Edirne'nin bir ilçesi.Abimin Edirne'ye atanmasından beri buraya gelmeyi bekliyordum.En son lise sonda uzun yolculuk yapmış olduğumdan biraz fazla heyecan vardı üzerimde.:D Heyecanın bir diğer sebebi de kar yağışıydı.Yolların buzlu olması nedeniyle gece boyunca gözümü kapatmadım.:D Gerçi kapatsam ne olacak ama kısaca uykusuz kaldım.:D Güzel de oldu diyebilirim,karlı yolları izledim,gece boyunca şoför abinin uyumamasını sağlayan Demet Akalın şarkılarını dinledim.(6 saat boyunca aynı şarkılar çaldı) Hatta bir ara şoför abi çekirdek çitlemeye başladı.Zor iş onunki de.Kolay gelsin diyeyim.=) Eve gelip biraz dinlendikten sonra Uzunköprü'yü gezmeye başladık.Uzunköprü adını nereden almış derseniz,aşağıdaki fotoğrafları gösterebilirim.  Burası Uzunköprü'nün başlangıcıymış.Tamı tamına 1270 metre.Uzunköprü'den Edirne'ye giden yol bu köprü ile sağlanıyor.Onu da yarın göreceğim.:D K...

Yeniden Gülebilmek İçin

Kötü düşüncelerin damarlarına anbean işlediğini hissettikçe, hayat daha da karmaşıklaşıyor sanki.Sonra tek bir söz ile dağılıveriyor düşünceler.Yerini anlamsız bir gülümseme alıyor aniden.

Aradan Geçen 20 Gün

20 gün olmuş yazmayalı.Farketmedim bu kadar zaman geçtiğini.O kadar çok şey oldu ki şu 20 gün içinde.Değil buraya yazacak vakit,kafamı kaşıyacak vaktim olmadı.Tamam biraz abarttım.:D Peki ne oldu bu 20 günde. Hemen anlatmaya başlıyorum. Son yazıdan da anlaşılacağı gibi vizeleri atlattım.Vizeler bitince rahatladım mı?Tabiki hayır.Arka arkaya gelen proje ve ödevlerden nefes bile alamadan tekrar çalışmaya başladım.Hali hazırda beni bekleyen 3 projem var.Bir tanesi "Nesneye Dayalı Progralama" dersinin projesi.Minimum 3 tane 'Design Pattern'kullanarak "Notepad" tasarlıyoruz.2. projem "Mikroişlemciler" dersinden.Olmaz olasıca dediğim bir projedir kendisi.Flat Assembler programı kullanarak yazmamız gerekiyor ve ben henüz hiç başlayamadım.Umarım bugün başlayabilirim.:D 3. projeden bahsetmek bile istemiyorum aslından."Windows"  dersinin final sınavı yerine geçecek projesi.Bu konu ayrı bir yazı olabilir diye düşündüğüm için şu anda ayrıntılarını y...

Vizeler Biter,Güzel Günler Bizi Bekler:)

Resim
Cumartesi saat 14:30 itibariyle vizeler bitti.Uzun zamandır ortalarda olmamamın sebebidir hain vizeler.Bayramı zehir etmesiyle kalmayıp 15 gün boyunca gün yüzü göstermediler. Toplamda 7 sınavı atlattım ama nasıl atlattığımı anlatmak kelimeleler ifade edilemez.:D Şunu anladım ki 3. sınıf gerçekten zor.Soyut düşünmek,verilen soruları hızlıca okuyup anlamak ve tasarım yapmak,az zamanda çok işler yapabilmek ve en önemlisi de kolunuza kuvvet gerekiyor.:D Şu anda sağ kolumda ufak çapta bir hasar var.1-2 hafta kalem falan tutamam sanırım.:D Gelelim vize dönemine.Eğer ki alttan almam gereken bir ders olursa bu yazıyı okuyup neler olduğunu hatırlarım.Benim işime yaramazsa da alt dönemlerin işine yarasın.:D İlk sınav "Bilgisayar Ağları".Tamamen ezber olan bir sınav.Ezberiniz kuvvettliyse şanslısınız.Herkes bu sınavın acayip ezber olacağını biliyordu ama bu kadarı da pes dedirtti.RS232 arayüzünü kullanan modeller cinsi bir soru vardı.Kalabalık algoritmalarından bir sürü soru beklerken...

2. Geleneksel KPSS Sona Erdi

Resim
Kpss bitti,kopyalarla mı kopyasız mı bilmiyoruz.Yakında kokusu çıkar demekten başka yapacak bir şey yok. Bir önceki Kpss'den dili yanan saygıdeğer(!) yöneticilerimiz bu sınavı müthiş güvenlik önlemleriyle donattılar.Adaylar,sınava küpe,saat,bileklik,para,telefon,kalem,silgi,su,şeker vs. hiç birini getiremeceyekti .Sınavda gerekecek olan eşyaları devletimiz bizzat kendisi temin edecekti.Devletimizden Allah razı olsun diyoruz.O olmasa ne yapardık biz?!Bu sefer de bu önlemler alınmasaydı ,KPSS az kalsın gelenekselleşecekti. Bazı sivri zeka öğrenciler bu uyarıları dikkate almayıp,sınav alanında zorluk çıkarmış.Sınava, kolunda deste deste bileziklerle gelen şahsiyetler isyan çıkarmış.:D Ulen sen sınava gidiyorsun,kaç gün öncesinden söylenmiş nasıl gideceğin.Neyine senin o bilezikleri takman.Sanki düğüne gidiyosun.(Bu noktada dilime sansür koydum.) Sınav malzemelerinin fotoğrafı ile yazıma son veriyorum .(Fotoğraftakiler sol baştan: 1 adet olips naneli şeker,1 adet beyaz silgi,1 adet ...

Ben de Oradaydım

Resim
Oradaydım derken bahsettiğim yer İzmir Yapı Fuarı.Pazar günü Burak Alüminyum standında görevliydim.Nasıl görevliydin,nereden buldun bu işi diyenler için söylüyorum.Bu iş benim için de süpriz oldu.=)Şöyle ki: Ege Üniversitesi'nin bir burs grubu var.Ben de bu grubtan biriyim.Bu grup, öğrencilere burs vermekle kalmayıp ellerinden geldiğince her türlü yardımı sağlayan,geziler ve seminerler düzenleyen,iş imkanları sağlayan,birlikte bir şeyler yapabilmenin güzelliğini yaşatan bir grup.Grubun kurucusu Levent Kırılmaz Hoca'mız bizler için gerçekten çok emek veriyor.Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır. Stand görevi de gruptaki iş imkanlarından birisiydi.Pazar günü saat 11:00'den 19:30'a kadar görev alacaktım.Pazar günü erkenden uyandım ve hazırlanmaya başladım.Pek de alışık olmadığım kumaş pantolon-gömlek ikilisiyle buluştum.İnsan alışık olmayınca yadırgıyor haliyle.:D Kıyafetlerimle samimiyeti kurduktan sonra düştüm yollara.Fuara geldim.Saat daha erkendi ve stand boştu.Be...

Yeni Dönem Rötarlı Başlar=)

Resim
Yeni dönemi rötarlı da olsa çarşamba günü başlattım.2. sınıfı, 3. sınıfın zorluklarını dinleyerek bitirdikten sonra 3. sınıfın ilk dersine  girdim.Ders "Bilgisayar Ağları". Daha ilk dersten konuları işlemeye başladık.Koca yaz boyunca ellerim klavyeye iyice alışmış olduğundan kalem tutmakta zorlandım haliyle.Tam alışmıştım ki ders bitti,ben de yorgun argın eve döndüm.:D Diğer günlerde de dersler devam etti.Yavaş yavaş derse alıştırılsaydık,dersin süresi ilk hafta sebebiyle kısa tutulsaydı çok güzel olurdu ama çok şey istemiyorum artık,buna razıyım bu sene.:D  Ancak şu konu canımı sıktı.Hocalarımın, dersin önemini anlatmak için göz korkutmaktan başka bir yol denemelerini isterdim.Sonuçta sosyal varlıklarız.Bütün gün kitap ya da bilgisayar başında geçmez,geçirilmemeli zaten.Bu bölüme geldiysek ve 3. sınıfa başladıysak çalışmamız gerektiği bilinci zaten oluşmalıdır bizde. Koca bir tatil bittikten sonra dönem işte böyle başladı.Tüm sevdiklerim de artık İzmir'de.=) Bakalım ...

Konuşamıyorum ama Yazıyorum

Resim
Şu yazıda anlattığım bir diş maceram vardı.Yıllar sonra ameliyat olmaya karar verince doktora gitmiştim,20 Eylül için ameliyat tarihi vermişti ve o gün geldi çattı. Sabahın köründe ailecek düştük yollara.Solumdan mı kalktım nedendir bilmiyorum tersliklerle güne başladık.İlk eshotu kıl payı ile kaçırdık.Neyseki fazla beklemeden ikinci eshot geldi ve yola koyulduk.O da nesi?Ters giden bir şeyler vardı ki otobüs gidemiyordu.Meğerse şoför abi yanlış yola girmiş.:D Geri geri de süremiyor,yol dar.Yolcuların da yardımıyla doğru yola çıktıktan sonra yolculuğa devam ettik.Biraz zor da olsa hastaneye varabildik. Ameliyat değildi canımı sıkan,onun öncesindeki ıvır zıvır işler oyaladı biraz.Kaplamaların çıkması fenaydı mesela.:D Yıllardır kendi dişim gibi besleyip,baktığım kaplamalar çıkıyordu.Neyseki kırılmadan çıktılar. Sonra ameliyata girdim.Yeşil ameliyat kıyafetlerimi giydim.Bonemi de taktıktan sonra hazırdım.Alt çenemi de uyuşturduktan sonra doktor kesip biçmeye başladı.12 dikişin ardından ...

İlklerin Olacak

İlkelerin olacak Seni satın alamayacaklar. Aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın. "Paranın satın alamayacağı şey yoktur.Herkesin bir fiyatı vardır."gibi sözlere Kanmayacaksın. Onurunla, kimliğinle ve beyninle akıllı yaşacaksın. Üreteceksin, seveceksin,sevileceksin İnançlarının arkasında duracaksın. Sevgilerin karşılıksız,yardımların gizli olacak. Seni attan, ottan ayıran özelliğin farkına varacaksın. Çünkü sen insansın,  Ve bunu yakalayabildiğin gün,  Bembeyaz yaşayacaksın." Fazla söze gerek yok.Bulunmaz hint kumaşı gibi oldu şiirde anlatılanlar.Olması gerekenin olmadığı bir hayatta yaşıyoruz. Satılanlar,boş laflara ve hurafelere inananlar,onursuz,fikir yürütemeyecek hale gelmiş,üretmeyen,,üretemeyen,hazır yemeye alışmış ve en kötüsü de insanlığından uzaklaşmışlarla dolmuş her yer.Yakın zamanda yaşanılanlar bunları gösteriyor ne yazık ki. Benim hala umudum var diyebilmek istiyorum ama... Şiir Müjdat Gezen'e aittir.

Haydi Bateri Çalalım

Resim
Evet evet evet.Bateri çalalım.:) Bu hayalle yaşıyorum ben yıllardır.Bir baterim olsa,stres atmak istediğimde çalıp rahatlasam.Tabi kendisi büyük,odalara sığmayan,pahalı ve çalındığında komşuların size küfür etmesine sebep olan bir müzik aleti olduğu için benim almam imkansız duruyor. Lise yıllarında az biraz uğraşmışlığım var kendisiyle.Şahane bir enstrüman bence.Ayaklarınız de elleriniz de çalışıyor çalarken.Çaldığınız ritmlerle de kendinizi kaybediyorsunuz zaten.Ben bunca çılgınlığa rağmen ney'i seçip dinginliğe ulaşmama da şaşırıyorum bazen.=) Her neyse esas olaya geleyim. Şuracıktaki sitede online olarak bateri çalabiliyorsunuz.Alışması biraz zor oluyor.Çalmak istediğiniz müzik türüne göre,baterinizi seçtikten sonra klavye kısa yollarını da ayarlarsanız çalmaya hazırsınız. Haydi biraz stres atalım.Gerçeği gibi olmasa da...:D

Bayrama Ait Ne Varsa

Bayram: Ulusal veya dinsel bakımdan önemi olan, kutlanan gün.Bir diğer anlamıyla sevinç. Evet bugün bayram,önümüzdeki 2 günde de devam edecek.Gerçi çok klasik olacak ama eskide kalmış çoğu şey.En azından benim için öyle.Sadece küçüklüğümde dolu dolu yaşadığım birkaç bayramı hatırlıyorum.Güzel giysiler giyerdik,saçlar daha özenli yapılırdı(annem tarafından:D) Sonra akraba akraba gezerdik.Küçüklere harçlık verilirdi tabi.Ama hiçbir zaman aman aman denecek kadar paralar toplamadım.Az olurdu ama çok mutlu ederdi beni.Eve dönünce de bir çanta dolusu şekerim ve çikolatam olurdu.Önce çikolataları yerdim.:D Çocukken de aynıymışım.Şimdi de olsa aynısı yapardım.:D Bugün de bayram ama eskisine göre arada çok fark var.Bayramın anlamı sevinçti demi?Peki sevinci yaşadık mı?İşin aslını söylemek gerekirse zoraki yaşanan bir sevinç vardı üzerimizde.Bari bugün kafamız rahat olsun demenin hatrı için yaşadık bugünü.KPSS atamalarının yapılamaması her geçen gün canımızı sıkıyor.Elden bir şeyin gelmemesini...

Referandum Özel

Resim
Facebook ve Twitter'da referandum ile ilgili birçok paylaşımda bulundum ama blogumda henüz yer vermemiştim.Bugüne kısmetmiş.Benim ne diyeceğim belli.Hatta Metin Uca'nın da dediği gibi besbelli.Ben "Hayır" diyorum.Neden mi? Hayır diyeceğim.Çünkü eğer "Evet" dersem Recep Tayyip  , "  Hayır"   dersem ülkem kurtulacak.Büyük yalanlar söylendiği için hayır diyeceğim.Çünkü oy alanlar ortada.Demokratikleşeceğiz deyip hala hakimler ve savcılar yüksek kuruluna devlet memuru müsteşarlarının başkanlık ettiği bir sistemden söz ediyoruz.Kişisel başvuru hakkının kaldırıldığı,danıştayda yasal olarak kamu yararıyla iptal yapılamadığı bir anayasa düzenlemesinden bahsediyoruz.Bugüne kadar çok anayasa düzenlemesi yapıldı ve hiçbiri böyle bir keskinleşme noktasına gelmedi.Bu hayırda hakkaten çok önemli bir hayır var.Ve şunu gördüm.Taksim'de şunu gördüm.200 kişilik,kandırılmış,zavallı çocuklar grubu.Atatürk heykelinin başına,evet şapkası geçirmeye çalışıyorlardı.Bu...

Rüzgarla Sürüklenenler

Ağır bir sessizlik var.Uzak bir yerlerde belli belirsiz ışık kıpırtıları,sanki göz kırpar gibi öylece duruyorlar.Havayı ciğerlerimin en derinine çekmek için derin bir nefes almaya çalışırken,sert bir rüzgar yüzüme çarpıyor.Bilgisayar başında durmaktan biraz terlemiş olan yüzümü ürpertiyor. Rüzgardan yüzüme düşen saçları toparlamaya çalışırken bir yandan da etrafa bakıyorum.Balkondan biraz aşağı eğilip mahalleyi tam olarak görmeye çalışıyorum.İleride bir sokak lambasını farkediyorum.Beyaz ama sönük ışığıyla mahallede hayat olduğunu anlatmaya çalışır gibi bu saatte benimle bir uyanık kalmaya çalışıyor belki de.Karşı apartmanda bir evin ışığı yanıyor ve benimle beraber uyanık birilerinin olduğunu görüp seviniyorum. Gökyüzünü unutmamak lazım böyle bir günde.Eski evde yıldızları göremezdim.Etraf fazla aydınlıktı.Yıldızlar o aydınlıkta sönük kalıyordu.Burayı seviyorum.Yıldızlara bakarken bir hareketlilik dikkatimi dağıtıyor.Malum yaz sıcakları...Kapı,pencere kapalıyken uyumak mümkün değil....

Önce Aynalar Farkedecek Yokluğumu

Resim
"  Önce aynalar farkedecek yokluğumu,sonra elbiselerim,sonra pencere..."  demiş şair. Sonra da şanslıysan yakınındaki 3-5 kişi farkeder.Fark ederler de ne olur?Biraz üzüntü,biraz da etrafta seni arayan gözlerin eşlik ettiği yas hali.Hepsi bu.Sonra her şey eskiden nasılsa o hale döner.Bir şeyler eksik midir?Aslında hayır.Niye eksik olsun ki? Kaçıp gitsem buralardan ne değişecek?Hiçbir şey...Benim için çok şey değişir belki ama benim dışımdaki hayat olduğu gibi devam eder.Buna eminim...

Ertele Ertele Nereye Kadar?

Resim
Korkumu yenmekle uğraşıyorum uzun bir zamandır.Herkesin korktuğu ufak tefek şeyler vardır.Karanlık,yalnızlık,börtü böcek,bilimum canlı-cansız,soyut vs. Benim de dişçi korkum var.Ama basit bir korku değil.Olmam gereken operasyonu yıllardır erteleyecek kadar büyümüş,büyüyen,gelişen bir korku. Kendimi bildim bileli ömrüm dişçilerde geçti.Bebekken kullanmam gereken bir ilaç yüzünden alt dişlerim tamamen çürümüştü.Maceram 3. sınıftayken başladı  ve o gün annem beni okuldan doğruca dişçiye götürdü." CAT"  markalı yol kazma araçları olur ya onun minyatürü şeklinde bir araçla çürüklerimi kazıdılar.Sonra kazılan yerleri doldurdular.Ne kadar sağlam yapılsa da ön dişler olduğundan dolgulardan biri  her ay düşerdi.Sonra dolgular problem çıkardı.2 dişime kanal tedavisi yapıldı.Kanal tedavisi ömrümden ömür yedi.Ufacık iğnelerle dişlerinizin sinirlerini yok ediyorlar. Tabi ömür boyu dolgularla yaşanmaz.Lise çağına geldim bende.:D Ne yapalım?Kaplama yapılması lazım." Tamam yaptırırız...